(bir ses dalgalanır tavandan çarpar ve geri döner bütün odada yayılır,Her an her yerdedir ses, tırmanır kulaklardan ruha)
kargaşa.bağlantı yok.gel buraya.seni seviyorum. dünyada barış.benim için ölür müsün? ye beni.buradan.son.(hayaller vardır bir ses gibi tırmanan, tırmanan ve düştükçe tekrar kalkan. Her an her yerdedir hayaller, ve her yerde olmaktır aynı anda düşünceler. Yeni Zelanda’da, İzlanda’da, Hollanda’da, Karadeniz’de, Kabak Koyu’nda.)
Boynumda antik Kızılderili haçı var Göğsüm sert ve kahverengi Buruşuk, lekeli çarşaflarda, kanayan bir bakireyle yatıyorum. Bir cinayet planlayabiliriz, Ya da bir din başlatabiliriz.(işaretleri izlediğinde de anlayabilirsin ki bunun için doğmuşsun. Evet, anlıyorum, biraz da sıkılıyorsun: yanlış zaman yanlış yer. ama görmüyor musun artık bitti, artık her şey sana kaldı hayat sana kaldı senin seçimlerinle büyüyor gelişiyor evet ama bedeli var. senin de büyümen gerek: tırmanan, yankılanan ses; dünyayı gezen hayaller; ve Norveç kayalıklarında denizi gören bir kulübede yalın ayak koştururken koyu yeşil düşüncelerinde, senin de bir çuvalı doldurman gerek ki hayat nihayet sana ait olsun.)
Seni ruhsal yolculuğunda yalnız bırakıyorum.
Jim Morrison & Beril Meşe